8 Temmuz 2012 Pazar
cevdet bağca yasaklarda sevdim
Cevdet Bağca - Ben Seni Yasaklarda Sevdim
sabahı öptüm gözlerinde
geceyi yaktım
ateşi aldım dudağından
sözleri yaktım..
ben seni uzaklarda
ben seni tuzaklarda
ben seni yasaklarda sevdim
ben seni yasaklarda...
COŞUMCULAR
Bile bile yaşayamayacağımız o günlerde
Göremeyeceğimiz günler için dövüştük
Kavgamızın şiir olması bundan
Adları gazetelere bile geçmedi bizimkilerin
Bir haberlik değerleri bile yoktu ölenlerin
Ancak haber olabildiler
Yakalandılar yargılandılar tutuklandılar
Buza yazmadık yazımızı yine de
Alınterimizle kanımızla
Coğrafyaya kazıdık acımızı
Ki açsın diye güller parmağımızın değdiği her yerden
Eğilip karanlıklarını zindanların
İplik iplik ışıklar yarattık
Duvarların taşlarında öğüttük umutsuzluğu
Yepyeni umutlar ürettik
Yetmiş kez öldürülsek yine yediverendik
Ummadık beklemedik kendimize bir şey
Ne bu dünyadan ne ötekinden
Zamanın örsünde döğe döğe
Tava gelsin diye güzel yarınlar
Ki yaşamadan gördüğümüz
Ki bin kez aldatıldıksak yine de inandığımız
En uzaktakine bile elimizi uzattık
Düşlerimize yaklaştık
Geldik gittik bilemedik
Öyle bir coşumcu kuşaktık
AZİZ NESİN
Bile bile yaşayamayacağımız o günlerde
Göremeyeceğimiz günler için dövüştük
Kavgamızın şiir olması bundan
Adları gazetelere bile geçmedi bizimkilerin
Bir haberlik değerleri bile yoktu ölenlerin
Ancak haber olabildiler
Yakalandılar yargılandılar tutuklandılar
Buza yazmadık yazımızı yine de
Alınterimizle kanımızla
Coğrafyaya kazıdık acımızı
Ki açsın diye güller parmağımızın değdiği her yerden
Eğilip karanlıklarını zindanların
İplik iplik ışıklar yarattık
Duvarların taşlarında öğüttük umutsuzluğu
Yepyeni umutlar ürettik
Yetmiş kez öldürülsek yine yediverendik
Ummadık beklemedik kendimize bir şey
Ne bu dünyadan ne ötekinden
Zamanın örsünde döğe döğe
Tava gelsin diye güzel yarınlar
Ki yaşamadan gördüğümüz
Ki bin kez aldatıldıksak yine de inandığımız
En uzaktakine bile elimizi uzattık
Düşlerimize yaklaştık
Geldik gittik bilemedik
Öyle bir coşumcu kuşaktık
AZİZ NESİN
Bakıyorsun, bakıyorsun, bakıyorsun... Sonra bırakıp elinden gazeteyi, düşürüp televizyonun kumandasını, şöyle diyorsun: “Bundan daha fazlası olmalı!” Pencerenden bakıyorsun hayata, memlekete, insanlarına. Kan gövdeyi götürmüyor, evet. Ama küf gibi, nem gibi bir şey var içten içe her şeyi çürüten. İnsanın içini sıkan bir sessizlik. “İnsanlar nerede?” diyorsun, “Bir ben miyim dayanamayan?” Hiç komik olmayan, dev bir şakanın içinde sıkışıp kalmış gibisin. “Bir şey olacak herhalde” diyorsun, “Eninde sonunda bir yerinden açılacak bu tuhaf hava... Herhalde.” Düşünüyorsun: “Bu böyle gitmeyecektir herhalde” diyorsun, “Gidememeli.” Ece Temelkuran
5 Temmuz 2012 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
